Hiçbirimiz sonsuza kadar yaşam sürmeyeceğiz ancak beslendiğimiz gıdalara dikkat ederek daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmek bizim elimizde. Ömrünüzü uzatmak ve yaşam kalitenizi artırmak için düzenli şekilde tüketildiğinde size yardımı olacak 6 besini açıklıyoruz…


1. Sarımsak

Sarımsakta bulunan birçok bileşenden 10 tanesinin kanserle mücadeleye yardımcı olduğuna dair giderek daha fazla kanıt ortaya konuluyor. Sarımsak ayrıca kansere yol açan maddelerin parçalanmasını destekleyen bağışıklık artırıcı bileşikler de içerir. Örneğin sarımsakta bulunan dialil sülfür, vücuttaki kanserojenleri parçalama kabiliyetine sahiptir. Araştırmalara göre düzenli olarak sarımsak tüketen kişiler, az yiyenlere veya hiç yemeyenlere göre mide kanseri yakalanma bakımından daha şanslı.

2. Yeşil Çay

Japon mutfağının vazgeçilmezi olan yeşil çay, etkileyici birçok yarara sahiptir; kalp-damar sağlığı iyileştirmeye, tansiyonu düzenlemeye, bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olur. Araştırmalar, sağlığı artıran flavonoidler açısından zengin olan yeşil çayın, kanser riskini azaltmaya da yardımcı olabileceğini söylüyor. Journal of the American Medical Association’da yayınlanan araştırma sonuçları da bu sağlık iddialarını destekliyor gibi görünüyor. 40 binden fazla katılımcıyla yapılan araştırmada, günde 3-4 bardak yeşil çay içenlerin ölüm riskinin yüzde 16 azaldığı görüldü.

3. Zeytinyağı

Çoğumuz sağlıklı kalmak için yağlardan özellikle doymuş yağ asidi içeren yağlardan uzak dururuz ancak zeytinyağının yeri ayrıdır. Araştırmalar, zeytinyağının antioksidan özelliklere sahip fenollere sahip olduğunu, bunun da kalp hastalığına yakalanma ve felç geçirme riskini düşürmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Zeytinyağı ayrıca en sağlıklı beslenme biçimi olarak kabul edilen Akdeniz diyetinin de temelini oluşturuyor. Araştırmalara göre Akdeniz diyeti uygulayanların tahmini olarak 2 ila 3 yıl daha uzun yaşama şansı diğerlerine oranla yüzde 20 daha fazla.

4. Yağlı Balıklar

Japonlar dünyanın en uzun ömürlü insanlarıdır. Pek çok araştırmacı bunu balık içeriği yüksek beslenme biçimlerine bağlıyor. Kırmızı et yerine balığı tercih etmek, kalp hastalığı gibi kırmızı etle ilişkili birçok sağlık sorunu yaşama riskinizi azaltmakla kalmaz. Aynı zamanda somon, uskumru, sardalya ve alabalık gibi yağlı balıklar sağlık üzerinde farklı birçok yarara da sahiptir. Yağlı balıklar, bağışıklık sistemini güçlendiren iyi bir A ve D vitamini kaynağıdır. Kalp ve beyinsel hastalıklara, felç riskine karşı etkili olan Omega-3 yağ asitleri bakımından zengindirler. Bilim insanları ayrıca balıktaki DHA’nın (dokosaheksaenoik asit) Alzheimer ile mücadelenin anahtarı olduğunu keşfettiler: DHA, Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatarak beyin fonksiyonlarını iyileştiriyor.

5. Renkli Meyve ve Sebzeler

Araştırmalar, daha fazla meyve ve sebze yiyenlerin yemeyenlere göre daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Elbette tüm meyve ve sebzeler sağlığımız için faydalı ancak renkli olanların yeri biraz ayrı. Çünkü onlara rengini veren doğal pigmentler aynı zaman da kanseri önlemeye yardımcı olabiliyor. Dünyanın en uzun ömürlü insanları Okinawalılar, özellikle koyu yeşil ve sarı çeşitler olmak üzere meyve-sebze yönünden zengin bir diyete sahipler. Özellikle Okinawa diyeti Japonların sık sık tükettiği pilav yerine turuncu ve mor tatlı patatesi koyuyor. Daha sonra bunu kepekli tahıllar, baklagiller ve lif bakımından zengin sebzeler izliyor. Mor patates, Türkiye’de de başta Sivas olmak üzere birkaç yerde daha yetiştiriliyor.

6. Kızılcık

Bu küçük meyve, sağlığımız söz konusu olduğunda kelimenin tam anlamıyla hayat kurtarıcıdır. Kızılcık; antioksidan, antibakteriyel ve bağışıklık artırıcı bitkisel özlerle doludur. Vücudumuza gören bitkisel kaynaklı besinler ne kadar fazlaysa hastalıklardan korunma da o denli büyük olur. Özellikle kırmızı meyvelerde bulunan fitokimyasallar kansere neden olan moleküllerle savaşır. Cornell Üniversitesi tarafından yürütülen bir çalışmada, araştırmacılar kızılcık özlerini insanlardaki meme kanseri hücreleri üzerinde test ettiler ve 4 saat içinde kanserli hücrelerin çoğunun yok olduğunu gördüler.

NOT: Sitemizde yer verilen konular bilgilendirme amaçlıdır. Doktor tavsiyesi veya tedavi yerine geçmez. Sağlık sorunlarınızın çözümü için mutlaka doktorunuza danışmanız gerekmektedir. Bu sitede yer alan bilgiler ve uygulanmasından doğabilecek zararlardan sitemiz sorumlu değildir. Sitemizde yazılan yazılar, çeşitli kaynaklardan derlenen bilgileri içermektedir. Makale sahibi iseniz ve yazılarınızdan yararlanmamızdan rahatsızlık duyuyorsanız lütfen bizimle iletişime geçiniz.